28 Ağustos 2014 Perşembe

Yeni Dogum Yapmis Birine Israrla Soyleyiniz

Taze anneler baslarina gelenin sadece tatli bir bebek olmadiginin farkina vardiklarinda esten, dosttan duyduklari bazen de iclerini rahatlatir.

Her ne kadar sonucu degistirmese de, bazen duyduklarimizla bir sure avunup idare edebiliriz. Cekinmeyiniz, yeni annelere israrla soyleyiniz. Orali olmuyorlamis gibi gorunseler de bilinc altlarina yerlesir, huzur bulurlar. Saglikli gelecek nesiller yetistirecek taze annelere destek olunuz!

- Birileri:  "Aglamayan bebek mi olur? Hem birak aglasin, cigerleri acilir." Ben: Hmmmmm. Cigeri acik bebek makbul demek ki. Oldu o zaman, bebis aglayadursun biz bi cay koyalim bari.

- Birileri: "Gaz olacak tabi, sen gazli bebek gormemissin evladim. Bu kadarcik olacak tabii." Ben: Hmmmmm. Ben gazli bebek gormemisim demek. Bizimkininki gaz degil, gazcik olsa gerek. Cayi demleyim ben en iyisi.

- Birileri: "Kucuk dogan bebekler daha cabuk toparliyor, bak ben Mahmut Abi'ni 2,300 dogurdum. Hic ben kucuk dogdum diyor mu, koca adam oldu." Ben: Hmmmmm. Allah sonumuzu benzetme yarabbim. Mahmut Abi, bi cay daha?

- Birileri: "Bizim Fatma Hanim'in torunu Melis Lara Talya Derin'in bakicisi mukemmel. Anneannesi kadar iyi bakiyor. Hic korkma sen yavrum. Sen de boyle bir bakici bulursun. Ben: Hmmmmm. Evet evet boyle bi bakici olsa ise donup sabahlara kadar calisabilirim. Calisabilir miyim ki! Bana yanlislikla tuhaf bakicilar denk gelmis demek ki. Ucuncude tutturucam. Ben cayimi iceyim bari.

- Birileri: "Ayy hic kilon kalmamis ki senin. Kim der iki ay once dogum yaptin." Ben: Size ben bi sarilayim. Kotlar yeni yikandi diye dar herhalde, yoksa hepsinin icine girerdim. Cay zayiflatiyor herhalde. Cok faydali bu cay zaten.

- Birileri: "Annelik sana cok yakisti vallahi, daha bi guzellestin." Ben: 15 kilo fazlayim, uykusuzluktan gozlerimin alti mor, saclarimi da bugun taramis miydim hatirlamiyorum ama neyse. Guzel diyorlarsa vardir bi bildikleri. Caylari tazeleyeyim mi?

- Birileri: "3 aylik olsun bi, bak nasil rahatliyorsun. Uykular duzene giriyor, pamuk gibi oluyor bebek." Ben: Eeeee eeee eeee eee, eeeee eeeee eee eee. Ac mi acaba, ondan mi uyumuyor sizce? Cok cay ictim de bebege mi dokundu acaba?

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Yeni Dogum Yapmis Birine Soylenmemesi Gerekenler

Ey ahali,
Kimi zaman bildiklerimizi -ya da bildigimizi sandiklarimizi- kendimize saklamak mubahtir. Saklamak icin yeni dogum yapmis bir yakinizi ziyaretinizi degerlendirebilirsiniz. Sahsen tam 50 gun once dogum yapmis olarak sunu soyleyebilirim ki, bebek ve yeni anneye ev ziyareti cok iyi geliyor. Zaten doguma gunler kala hareket kabiliyetiniz azaldigi icin, dogumdan sonra da neye ugradiginizi sasirdiginiz icin mobilitenizi kaybediyorsunuz. Minicik bebeginiz, kirmizi lohusa taciniz ve sansliysaniz anneniz ile evde basbasa kaliyorsunuz.

Her ne kadar 'kirki ciksin da gidelim'ciler varsa da ben anladim ki, ilk gunler ziyaret iyi geliyor.

Buraya kadar hersey iyi! Siz siz olun, yeni anne ve taze bebek ziyaretlerinizde asagidakileri goz onunde bulundurun:

- "Bizim bi komsu vardi" diye baslayip gerek hamileliginde, gerek dogumunda basina asrin felaketleri gelmis birilerinden bahsetmeyin. Lohusa depresyonu diye birsey var duymadiniz mi!
- Kilo konusuna hic girmeyin derim ben. Yaglarini aldirmak istersen tanidik estetik cerrah var diyen teyze tanidim ben. O teyzelerden olmayin.
- Dogum yonteminin normal ya da sezeryan, anestezi yonteminin epidural ya da genel olmasinin doktor ve anne tarafindan kararlastirildigi gercegini pas gecmeyin. Sizin hayalinizdeki yontemleri yeni anneye ballandira ballandira anlatmayin. Zaten artik cok gec!
- Sutun yetiyor mu, bu cocuk doymuyor galiba gibi sizi bir omur boyu yeni annenin kara listesine sokacak cumleler sarf etmeyin. Zira yeni anne kendisine bu sorulari gunde yuz kez soruyor.
- Bebek biraz zayif mi, ayyyy cok kucuk gibi cumleler kurulmak icin hic ideal degil. Yapici cumleleri tercih edin.
- Ikinci bebek ne zaman diye sormayin, tum lohusalik stresini size bohuuuu diyerek kusup aglayan bir kadinla karsilasabilirsiniz.
- Bebege ille de temas edecekseniz ellerinizi mutlaka yikayin, yeni anneyi hasta etmeyin.
- Korkunc bakici hikayeleri anlatmayin. Yeni anne kafasinda onlarcasini yazmistir zaten.
- Ayyy mama mi verdiler tuh vah demeyin. Doktor kuvvetle muhtemel sizden daha iyi biliyordur. O sebeple siz lohusa serbeti icerken, doktor baska bir bebek dogurtuyor.


13 Ocak 2013 Pazar

Evde Taze Makarna

Pazar günleri evimizde sevdiklerimizi ağırlamaya bayılıyorum. Hafta içi geç saatlere kadar çalıştığım için, misafir ağırlamam pek mümkün olmuyor. Cumartesi günü alış-verişimi yapıp, pazar gününe rahat rahat hazırlanıyorum. Bu pazar akşamını da makarna günü yapmaya karar verdim. Cumartesi gününden yumurta, un, salata için malzemeler, krema aldım. Pazar günü rahat rahat hazırlık yaptım. Hatta sabah karşıya geçip kızlarla enfes bir kahvaltı bile yaptım, eve dönünce de makarnaları misafirlere yetiştirdim :) 

Evde çeşit çeşit makarna yapmak mümkün, ben bu kez kremalı fettucine yapmak istedim. Ben oldukça kalabalık bir grup ağırladığım için 10 kişilik makarna yaptım ama kolaylık olması açısından size 4 kişilik tarif veriyorum. İşte malzemeler:

Taze Makarna için Malzemeler:
- 5 su bardağı un (tam buğday unu kullandım)
- 4 yumurta
- 4 çay kaşığı tuz
- 4 yemek kaşığı zeytinyağı
- 200 ml krema (Tikveşli kullandım)
- 4 diş sarmısak
- parmesan 

Makarna Hamurunun Hazırlanışı:
Unu tezgaha boşaltıyoruz. Ortasını havuz gibi, tezgah görünecek şekilde açıyoruz. Ortasına önce yağı, tuzu ve teker teker yumurtaları ekliyoruz. Burada püf nokta, hamuru nasıl yoğuracağımız. Boşluğu koyduğumuz malzemeleri önce iki parmağımızla karıştırıyoruz, açtığımız havuzun etrafından un ilave ede ede iki parmağımızla karıştırmaya devam ediyoruz. Tüm unu bu şekilde yediriyoruz. Hamur top haline gelince de avuç içlerimizle yoğuruyoruz. Hamurun çok yapıştığı durumlarda un ilave edebilirsiniz. Parmaklarınızla yoğurmaya çalışmayın, çünkü hamurun kıvamını bozabilirsiniz ve parmaklarınıza çok fazla hamur yapışabilir.

Ben 10 kişilik hamur hazırladığım için başa çıkabilmek için iki ayrı hamur yaptım, aksi halde yoğurmak oldukça zor olabilirdi. Hamurlar hazır hale gelince sera streç filme sarıp oda sıcaklığında 30-45 dakika kadar bekletiyoruz.

Hamuru elimizle biraz uzatıp altı eşit parçaya bölüyoruz. Merdane yardımıyla incelterek açıyoruz.

Hamur yeterince inceldiğinde ince ince kesiyoruz.
Gerek hamuru açarken, gerek keserken hamurda yapışmaları önlemek için un serpiştirebilirsiniz. Kestiğimiz makarnaları yine unlanmış bir tabağa alıyoruz.
Kaynamış suya biraz zeytinyağı, biraz tuz serpiştirip makarnalarımızı haşlamaya başlıyoruz. Taze makarna hemen pişer. O yüzden dikkatli olmakta fayda var, makarnalar fazla ateşte kalıp eriyebilir. Ben makarnayı diri tercih ettiğim için 2-3 dakika pişirmem yetiyor. Kaynayan suya zeytinyağı eklemek çok mühim, yapışmayı engelliyor. Bunu atlamamaya çalışın.

Bu esnada kremayı, dövülmüş sarımsakla karıştırıyoruz. Haşlanan makarnaları bu karışımın üzerine ilave ediyoruz. Makarna, kendi sıcağı ile kremayı da pişiriyor. Aklınızda bulunsun, kremayı asla ateş üzerinde pişirmemeliyiz. Zira içindeki su da buharlaştığında bize bir tek yağ kalıyor. 

Makarnamız servise hazır, afiyet olsun.

Aslında makarnanın servise hazır halini de fotoğraflamak istemiştim ama sıcak sıcak servis yapacağım derken unuttum :) Bir sonrakine inşallah.

Geleniniz, gideniniz, sevdiklerinizle güzel yemekleriniz eksik olmasın.


30 Aralık 2012 Pazar

Diyet, Kas Kaybı, Yağ Oranı, Power Plate!

Bir süredir hem spor hocam, hem de diyetisyenim vücut yağ oranımda azalma gördüklerini söylüyorlar. Benim için büyük saadet. Hangi kadın daha, daha, çok daha ince olmayı istemez ki! 

Hayattaki altın kurallardan biri her ne yaparsak yapalım "abartmamak". Lakin asıl önemli olanı sanıyorum abarttık mı, hala güvenli alanda mıyız tespit edebilmek. Konu diyet ve spora geldiğinde, herkesin kendi kafasındaki "ideal" ile çevresindekilerin kafalarındaki "ideal" birbirinden farklılık gösterebiliyor. Bende de durum bu. Çevremdekiler artık zayıflama, bu kadar yeter derken, bir tık daha inceleyim, daha iyi hissedeceğim diye düşünmekten kendimi alamam. Bu tehlikeli sınırları kendim için spor hocası ve diyetisyenle birlikte hareket ederek bertaraf ediyorum. Peki onlar da bana yağ oranını arttıralım diyorsa ne yapmak lazım? Bir süre yok canım, ben hala tombul bir insanım diye direndikten sonra çare aramak lazım elbette.

Diyetisyen değilim ama son beş yıldır diyetisyen kontrolünde beslendiğim için epeyce bilgi sahibi oldum. Aslına bakarsanız kilo kaybetmek çok büyütülecek bir mevzu değil. Ancak bilinçsiz yaptığımız diyetlerde yağlarımızdan değil, kaslardan kayıp yaşayabiliyoruz. Çünkü vücut açısından en kolayı proteini parçalamak. Yağ yerine, kasları kaybetmeyi vücudumuz daha kolay buluyor. Anoreksik hastalarda böbrek rahatsızlıkları da görüldüğünü okumuştum. Zira parçalanan kasları vücuttan atmaya çalışan böbrekler çok zorlanıyormuş. 

Benim gibi vejetaryen beslenme düzenine sahip bir insanın kas kitlesini arttırması hiç de kolay olmuyor. Zira protein açısından zayıf beslendiğim dönemler, bırakın kas kitlemi arttırmayı, yaptığım spora rağmen mevcut kaslarımı korumam bile zorlaşıyor. Bir süredir, protein açısından zengin beslenmeye çalışıyorum ki, kaslarım artsın. Bunun en kolay yolu, yumurta yemek benim için. Akşam yemeği olarak bir yumurtanın tamamı ve ikinci yumurtanın beyazını 30 gram peynirle pişirip yiyorum. Yumurta yemek de benim için bir azap olduğundan, kurutulmuş domates, kavrulmuş pırasa, kavrulmuş pazı gibi alternatiflerle akşam yemeklerimi daha leziz hale getirmeye çalışıyorum. 

Yumurtanın alternatifi, baklagillerden tüketmek. Ancak diyetisyenimin bana öğrettiği üzere, yumurtada 6 gram protein var ve vücudumuz bunun tamamını kullanabiliyor. Baklagiller de protein açısından zengin. Ne var ki, vücudumuz baklagillerdeki proteinin tamamını kullanamıyor. Yumurtadan fenalık geldiği zamanlar, nohut, barbunya, fasulye gibi alternatifleri yiyorum. Ama önceliğim yumurta oluyor.

Beslenmenin yanında kaslarım için ne yapabilirim diye bir düşündüm. Spor salonuna gidiyorum ancak diyetisyenim artık saatler boyunca kardiyo yapmamı önermedi. Daha kısa sürelerde daha kasa yönelik çalışmalar yapmalıymışım. Tam benlik! Spor salonuna o kadar gitmeme rağmen hiç tanışmadığım aletler var. Sanki o aletler ancak kaslı abiler içinmiş gibi gelmişti hep. Ben tatlı tatlı koşu bandında yürür, koşar, yogamı, pilatesimi yapar, biraz da bacak kasları için çalışıp ayrılırdım. Ta ki spor hocam ve diyetisyenim anlaşmış gibi aynı şeyi söyleyene kadar. 

Spor hocam bana yeni bir program yazdı, dün itibarı ile başımda tek tek ne kadar antin kuntin ve uzay aracı gibi görünen alet varsa hepsinde çalıştık. Benim tüm makinelerdeki ayarlarım hep minimumda ama olsun :) bir yerden başlamak lazım. İlk seti tamamladığım için kendimle gurur duydum, mesafeli duruşumu bozmuş olmak bana iyi geldi. Bugün muhtelif kaslarım ağrısa da, kendim için iyi bir şey yapmış olmanın verdiği haz çok hoş.

Kas egzersizleri yanında bir tavsiye de power plate idi. Oldum olası titreyen, ben yan gelip yatarken beni inceltecek, toparlayacak lüzumsuz aletlere karşıyımdır. Zira nedense kendimi zorlamadan, düzenli birtakım değişiklikler yapmadan sonuç alabileceğime inanmam. Power plate de benim için bu kategoride idi, ta ki spor hocamla bir deneme seansı yapana kadar. Öncesinde on dakika ısınıyorum. Ardından yarım saat power plate ile çalışıyorum. Ben sanıyordum ki, ben takılacağım power plate beni çalıştıracak. Aman efendim nerdeeee. Power plate yardımı ile canhıraş debelenmeye devam. Özellikle benim gibi vücut ağırlığı az, kaslarını geliştirmek isteyenler için birebir deniyor. Bakalım gerçekten işe yarayacak mı.


Damla Çikolatalı Kek

Yine bir pazar günü... Ve yine kendimi eğlenceli bir şeyler yapmak için mutfakta buldum. Bu kez hiç denemediğim bir kek yapmaya karar verdim. Kekin en heyecanlı yanı, içindeki çikolata parçacıklarını saymazsak, yalnızca yarım su bardağı kadar sıvı yağ içeriyor olması :)

Kek için Malzemelerimiz
- 4 yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1/2 su bardağı sıvı yağ
- 1/2 su bardağı süt
- 2.5 su bardağı un
- 2 yemek kaşığı kakao
- 1 su bardağı damla çikolata
- 1 paket kabartma tozu

Keki Yapmaya Başlayalım
Fırını 170 dereceye ayarlayalım.
4 yumurtayı derin bir kapta mikser yardımı ile çırpalım. Toz şekeri (1 su bardağı) ekleyip çırpmaya devam edelim. Homojen bir karışım elde ettikten sonra çırpma işlemine devam ederken sırasıyla sıvı yağı (1/2 su bardağı), sütü (1/2 su bardağı), kakaoyu (2 yemek kaşığı), unu (2.5 su bardağı) ve kabartma tozunu ilave edelim. 3-4 dakika daha çırptıktan sonra damla çikolataları da ekleyerek yavaş hızda 1 dakika kadar daha çırpalım. 

Kelepçeli kek kalıbını yağlayıp karışımı kalıba dökelim. Isınmış fırınımıza kekimi koyalım ve 40-45 dakika sonra fırından alalım. Afiyetle yiyelim. Nasılsa diyetler pazartesi günleri başlar :).


27 Aralık 2012 Perşembe

Aşure

Her yıl aşure zamanı geldiğinde çok mutlu oluyorum. Bereket olsun diye yapılan alış veriş, aşure yapmaya başlamadan bir gün evvel malzemeleri ıslatmakla başlayan merasim oldum olası hoşuma gider. Evimiz için, sevdiklerimiz için, bolluk, bereket dileklerinde bulunmamıza vesile olur. Anneciğimden öğrendiğim aşure tarifini sizlerle de paylaşıyorum. Bu vesile ile yuvalarınıza bolluk, bereket, sağlık, mutluluk diliyorum :)

Malzemelerimiz:
- 1 su bardağından iki parmak az aşurelik buğday
- 1 kahve fincanı pirinç
- 2 su bardağı süt
- 1 su bardağı su
- 2 su bardağı şeker
- 1/2 su bardağı beyaz kuru fasulye
- 1/2 su bardağı nohut
- 1 su bardağı iç ceviz
- 1 su bardağı sultani üzüm (ben bu sene kurutulmuş siyah üzün kullandım, hiç fena olmadı)
- 1 su bardağı kuru incir
- 1 su bardağı kuru kayısı
- nar
- fındık
- fıstık
- tarçın

Geceden Ilık Suya Neleri Koyuyoruz?
Aşure yapmak azıcık zahmetli. Geceden buğdayı, pirinci, nohudu ve fasulyeyi ayrı ayrı ılık suya koyuyoruz.

Hadi Pişirelim Aşureyi

- Kırk yıl düşünsem "bir gece önceden ısladığımız" diye başlayan bir cümle kuracağım aklıma gelmezdi. Buyursunlar efendim geliyor cümle: Bir gece önceden ısladığımız nohut ve fasulyeyi ayrı ayrı düdüklü tencerede pişiriyoruz. Fasulyeyi bir taşım kaynatıp, suyunu döküp yeni su ile pişirirseniz hazmı çok daha kolay olacaktır.
- Pirinç ve buğdayı birlikte düdüklü tencereye koyuyoruz, 1 çay kaşığı tuz ve 6 su bardağı su ilave edip ağzı açık kaynatıyoruz. Ardından kapağını kapatıp düdüklü tencerenin çizgisi çıktığında altını kısıp 15-20 dakika kadar pişiriyoruz.
- İncir ve kayısıyı ince ince doğrayıp ayrı ayrı birer tencerede malzeme hizasında su koyarak pişiriyoruz. Üzümün üzerine sıcak su koyup bekletmemiz yeterli.

- Pişen nohut, fasulyeyi süzerek büyük bir tencereye alıyoruz. Bu tencereye düdüklüde pişirdiğimiz pirinç-buğday-tuz-su karışımını da ilave ediyoruz. Sütünü (2 su bardağı) ve şekerini (2 su bardağı ama ben hep 1.5 yapıyorum) ilave ediyoruz.
- Üzümü, kayısıyı ilave ediyoruz, karıştırıyoruz. İnciri, aşuremizi karartmasın diye en son koyuyoruz.
- Ben bu aşamada aşurenin içine biraz fındık, biraz ceviz, biraz badem de koyuyorum. Arzu ederseniz susamı yanmaz tavada biraz çevirip aşureye ekleyebilirsiniz, çok tatlı bir koku veriyor.
- Karışarak pişirdiğimiz aşuremizi servis kaplarına alıyoruz. Üzerlerini arzuya göre, fındık, fıstık, ceviz ya da nar ile süslüyoruz.

Afiyet olsun!

14 Ekim 2012 Pazar

Chocolate Chip Cookies (nam-ı diğer Damla Çikolatalı Kurabiye)

Bir Pazar günü mis gibi kurabiye kokan huzurlu bir evden daha güzelini düşünemiyorum.

Son derece basit bu çikolatalı kurabiye tarifiyle ev halkının, özellikle de çocukların kalplerini fethetmeniz garanti.

Malzemeler:

Yarım su bardağı tereyağ (125 gram)-ben Becel kullandım
1 su bardağı esmer seker
1 yumurta
1 paket vanilin 
1+ 3/4 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1+1/2 tatlı kaşığı espresso-nescafe ya da türk kahvesi de kullanabilirsiniz
1 su bardağı damla çikolata

Kurabiyeleri Nasıl Yapıyoruz?

- Fırını 150 dereceye getiriyoruz.
- Tereyağ ve şekeri homojen hale gelene dek mikser yardımı ile karıştırıyoruz (2 dakika)
- Yumurta ve vanilyayı da ekleyip yine homojen bir hale gelene dek karıştırıyoruz (2 dakika)
- Ayrı bir kapta un, kabartma tozu ve tuzu karıştırıp, çırptığımız karışıma ilave ediyoruz, 1 dakika kadar daha karıştırıyoruz.
- Son olarak espresso ve çikolataları da ilave edip, son kez karıştırıyoruz (30 saniye)


Hamur ele hafif yapışan bir kıvamda oluyor. Kurabiye şekli verip pişirme kağıdı serdiğimiz tepsimize araları hafif aralık kalacak şekilde yerleştiriyoruz. 35-40 dakika kadar pişiriyoruz. Mis kokulu 23-24 adet kurabiyeniz hazır. Afiyet olsun.